Advertisement
PDF Yazdır E-Posta
Yazar alihan   
07 08 2010
kanberlogo.jpg

Satrancın marka değeri...
Herkese yeniden merhaba...
 
Bu yazımızda satranç sporunun toplum tarafından algılandığı şekli ve gelecekte gelebileceği yeri irdelemeye çalışacağız...
 
Yüz sene önce -gerçek haliyle- meşin yuvarlağın etrafında koşan, onu sürüklemeye ve kale denilen yere atmaya çalışan gençler  için gelecekte bir gün, toplumun doktorundan mühendisinden 100 kat-1000 kat fazla para kazanacak diye söylenseydi o zamanın insanlarına, ne karşılık alırlardı acaba?
 
Bu sorumuzdan hareketle eskinin anne babalarıyla günümüz anne babaları arasında şu açıdan kıyaslanamayacak farklar olduğu görünür.Eskiden anne babalar çocukları mahalle arasında top oynarsa kıyameti koparır, çocuklar bazen gizlice top oynarlardı...Fakat günümüzde anne babalar kendi elleriyle çocuklarını küçük yaşlarda spor okullarına yönlendirmekte...Bu yanlış bir tutum değil tamamiyle faydacı bir anlayıştan esinlenmekte...Yüz yıl gibi insanlık tarihi için çok kısa sayılabilecek bir sürede bir toplum , bir dünya, algıları kültürü ve meşin yuvarlağa bakış açısıyla tamamen değişiklik göstermiştir...Toplumların değiştiğini bir şeylere doğru sürüklendiğini o toplumun içindekiler hissedemeyebilir.Dünyanın hareket ettiğini bizim beden olarak algılayamadığımız gibi....Fakat bazı emarelerle bu değişimleri sezebiliriz...Teoremim insanlık için yakın bir tarihte satrancın en popüler mücadele şekli olabileceğidir...Yani izlenmesi en keyif veren yarışma şekli satranç olabilir..Ve bu satranç oyununu oynayanların karizmalarıyla sağlanacaktır... Sempatik yüz ifadelerini kazanma hırsıyla birleştiren mimikleriyle haftalarca konuşulan hatalı hamlelere yol açmalarıyla çok konuşulan ve izlenilen bir spora dönüşebilir satranç -ve elbette çok kazandıran bir markaya-...Ulu önder Atatürk yeni eserinin -cumhuriyetimizin-değişimin ilkelerinin algılanmasının gerçekleşmesinin sadece 29 ekim tarihiyle ibaret olamayacağını çok iyi anlamış ve bu nedenle gençlerin üzerinde çok durmuştur...Çünkü sadece gençler onu algılayabilip onun eserini geleceğe taşıyabilirlerdi...
Bir toplumun dinamikleri gençler üzerine kuruludur...Toplumun değişim kromozomları gençlerin kanlarında akmaktadır...Gençlerin dünyalarını yaşam hızlarını algılayabilen liderler toplumlara olumlu etkiler yapabilirler...Şimdi bu tezimizi kuvvetlendirmek için elimizde tek engel olarak duran nasıl değişecekler sorusunu cevaplandırmak kalıyor...Herşeyin temelinde satranç rafine bir spordur..Yani kurallarını herkesin öğrenmesi bir kaç günlük bir iş değildir...Bunu anladık ve cepte:)..
Özelliklede futbol gibi kuralları basit görünen bir oyuna karşı...Görünen diyorum çünkü bilinmeyen zordur ve korkutur...Ofsayt kuralını yıllar yılı anlayamayan anneler zamanla değişen toplumun önünde duramamış,pekçokları yerinde duramayan birer fanatiğe dönüşmüştür...Satranç kurallarının zamanla tüm toplum tarafından okullarda öğrenilmesiyle potansiyel izleyiciler yetişecektir...Satranç yöneticilerinin zaman boyunca yaptığı en büyük hata belkide süper yeteneklerin peşinde koşmaları olmuştur...Bizler önce şampıyonları alkışlayacak rafine izleyicileri yetiştirmeliyiz....
Bir diğer kanıtımda teknolojiyle değişen toplumun alışkanlıkları....Yürüyen merdiven görünce acaba bu ne işe yarar diyen  toplum kısa sayılabilecek bir süre içerisinde, çalışmadığı zaman homurdana homurdana merdivenleri çıkmaya başladılar...Yani günümüz bilgisayar ve teknoloji çağı insanları daha farklı eğlencelere ve haz noktalarına sürüklüyor...İnsanların kasları ayakları yerine beyin ve zekalarıyla yaptıkları mücadeleyi alkışlamaya hazır bir gelecek nesil olduğunu düşünüyorum...Satrancın marka değerinin bazı minik adımlarla inanılmaz oranda artabileceğini düşlüyor ve düşünüyorum...Bu adımları ileride irdelemek üzere saygılarımla....
Kanber Gürel
Bu e-posta adresi spam korumalıdır. Lütfen JavaScriptleri etkinleştirin.

Son Güncelleme ( 07 08 2010 )
 
Devamı...
<< İlk < Önceki 1 2 3 4 Sonraki > Son >>

Sonuç 1 - 51 Toplam 158
© 2010 www.usedsatranc.com
Mustafa Eynallı